BİR ERASMUS KABUSU

BİR ERASMUS KABUSU

Perugia, İtalya’nın Umbria eyaletinin başkenti olan bir şehirdir. Yaklaşık 34 bin öğrencisi olan Perugia Üniversitesi ulularası değişim programlarının en aktif üniversitelerinden birisidir. Bunların yaklaşık 5 bini uluslararası öğrencilerden oluşmaktadır. Bu sayede yabancı öğrenciler arasında en çok tercih edilen üniversitelerden biridir. Şehirde düzenlenen festivaller ile gençlerin oldukça ilgisini çeken bu mütevazi şehir İngiliz Meredith Kercher ve Amerikalı Amanda Knox için mükemmel bir yerdi. 

Erasmus+ Yükseköğretim Öğrenci Değişim Programı kapsamında (O zamanlar adı sadece Erasmus idi.) Perugia’da bulunan bu ikili İtalyan arkadaşları ile birlikte ufak bir evde yaşamaktadırlar. 

2007 yılında başlayan bu macerada klasik bir değişim öğrencisi profili çizen ikilimizden uysal Meredith ve asi kızımız Amanda İtalya’da hem eğlenip hem de eğitimlerine devam ediyorlardı.

1 Kasım 2007 günü ise işler biraz karıştı. Geceyi erkek arkadaşı Raffaele Sollecito’nun evinde geçiren Amanda Knox eve geldiğinde evinin kapısının açık olduğunu fark eder. İçeri girdiğinde ise anormal bir durum gözlemlemez. Kapıyı kapatıp hiç bir şey olmamış gibi duş alan Amanda, duştan çıktığında yerde kan lekeleri görür. Ev arkadaş Meredith’e bakmaya gittiğinde ise kapının kilitli olduğunu fark eder. Meredith’e seslenip tepki alamayınca erkek arkadaşı Raffaele’yi arar. Birlikte kapıyı kırmaya çalışmışlar ancak başaramamışlar. 

Daha sonra Raffaele polisi arar ve durumu bildirir. Olay yerine gelen polis detektifleri şoka uğrarlar.

Bu olayı anlatan Netflix yapımı bir belgesel bulunmaktadır. Önce belgeseli izlemek isteyen takipçilerimiz yazının bundan sonrasını belgeseli izledikten sonra okuyabilirler. Belgeseli izlemek için tıklayınız.


SPOILER SINIRI


Meredith’in cansız bedenini ve kana bulanmış odayı gören detektifler bu cinayetin vahşeti karşısında diyecek söz bulamazlar.

Amanda Knox ilk ifadesinde olay gecesi evde olmadığını söylemiş sonrasında ise ifadesini değiştirerek olay yerinde Patrick Lumumba adlı bir bar işletmecisi arkadaşı ile olduğunu söyler. Hatta cinayeti Patrick Lumumba’nın işlediğini de belirtir. İlk başta olayları hatırlamadığını iddia eden Amanda, erkek arkadaşı Raffaele ile birlikte ortak bir yalan içerisindedir.

Uzun süren polis sorguları ve bulunan kanıtların ardından Patrick, Amanda ve Raffaele tutuklanırlar. 

Perugia polis teşkilatı çok büyük bir dava ile karşılaştığının farkındadır ve onlar için dosya kapanır.

Patrick’in avukatları savcıya bir kanıt sunarlar ve tutuklanmasından 3 hafta sonra serbest bırakılır. Sonrasında Raffaele’nin evinde arama yapan polis üzerinde Meredith ve Amanda’nın DNA izlerinin bulunduğu bir bıçak bulur. 

Olay yerinde tekrar yapılan aramada ise üzerinden Raffaele’nin DNA sının bulunduğu bir sütyen kopçası bulurlar. Ayrıca olay yerinde bir başka erkeğe ait parmak izleri de bulunur. Sonrasında bu erkeğin Rudy Herman Guede olduğu ortaya çıkar. Rudy, yerel halkça tekinsiz, geceleri dolanan ve evlere zorla giren bir tip olarak tanınmaktadır. 

Bu sırada Rudy yurt dışına çoktan kaçmıştır. Polis bir arkadaşına ulaşıp Rudy ile bir skype görüşmesi yapmasını ister. Olay günü evde olduğunu kabul eder ancak tuvalete gittiğinde çığlıklar duyduğunu iddia eder. Çıktığında ise bir erkek gördüğünü ancak karanlık nedeniyle yüzünü tam olarak göremediğini söyler. Boğazı kesilen ve kanlar içindeki Meredith kendisine sarılır ama şahıs korkup olay yerinden kaçar.

Arkadaşı ile yaptığı bu görüşmenin ardından Rudy arkadaşına Amanda’nın bu işle bir alakası olmadığı ve o anda evde olmadığını belirten bir mesaj gönderir.

İtalyan polisi ise hemen bir tutuklama emri çıkartıp Rudy’i ülkeye getirir. Rudy suçlamaları kabul etmese de davada güçlü bir delili yoktur.

İtalyanlar iki ayrı dava başlatır. Rudy duruşmasında Amanda’nın silüetine benzeyen birinin evden çıktığını gördüğünü belirtir. Rudy sonunda suçlu bulunur ve 30 yıl hapis cezası alır. Daha sonra ise temyizde ceza 16 yıla indirilir. Bu dava kimsenin pek umrunda olmamıştı.

Çünkü Amanda ve Raffaele’nin davası çok daha ilginç olacaktı. İkili sadece 5 günlük birlikteliklerinde bir cinayete karışmış ve Amanda’nın asi kız hayatı medyada çok dikkat çekmişti. 

Amanda medyaya göre önüne gelen herkesle birlikte olan hayatı uçlarda yaşayan biridir. Kendi sosyal medya hesabında kullanıcı adı Foxy Knoxy idi. Tabii tüm medya bu olaya çok ilgi duymuştu. İtalyanlar Amanda ve Rafaele’nin davasını 100 yılında davası olarak nitelendirmekteydiler. 

Yoğun medya ilgisi ile tutuklanmadan 1,5 yıl sonra başlayan davada medyanın odaklandığı başlık ‘’Uyuşturucu etkisinde biten bir seks oyunu’’ şeklindeydi.

Davada ahlak yoksunu bir kız olarak görülen Amanda ile daha muhafazakar olan Meredith arasındaki geçtiği tahmin edilen olay polisler tarafından canlandırıldı.

Tüm tartışmalar ve spekülasyonlarla birlikte Amanda 26 yıl ve Rafaelle 25 yıl hapis cezası aldılar. Amanda’nın ailesi beraat kararı beklerken, davayı takip eden herkes kararın doğru olduğunu düşünüyordu.

Cinayetten 3 yıl sonra başlayan temyiz mahkemesi ise çok farklı bir ortamda geçti.

Amanda bu kez çok farklı bir savunma konuşması yaptı. Ayrıca; DNA delillerinin bağımsız değerlendiriciler tarafından tekrar değerlendirilendirilmesi mahkemece kabul edildi.

İnsanların koruyucu kıyafet kullanmadan suç yerine girmesi, özensiz çalışmalar, kimi zaman eldiven bile kullanılmaması bağımsız değerlendiricileri adeta şoka uğrattı.

Sütyen kopçasının cinayetten 46 gün sonra bulunması konusunda bağımsız değerlendiriciler kesinlikle bir ihmal olduğunu düşündüler. Ayrıca bu sütyen kopçasında iki farklı erkeğin DNA sının daha bulunması da olay yerinin steril tutulmadığının bir başka kanıtı oldu.

Cinayet silahı olarak kullanıldığı düşünülen bıçakta ise Amanda’nın DNA profili tam eşleşirken, Meredith’in DNA profili tam eşleşme sağlayamadı. Yetersiz görülen bu analizlerden sonra bağımsız değerlendiriciler kararını vermişti. Soruşturmanın bu kadar özensiz yürütülmesine tüm dünya şaşırdı.

İngiltere ve Amerika’da büyük eleştiri alan İtalya yargısı için şu anki Amerikan Başkanı Trump bile tartışmaya dahil oldu ve kendisine sorulan ‘’Amerikan Hükümeti’nin olaya müdahale etmesini gerektiğini düşünüyor musunuz?’’ sorusuna; ‘’Bence başkan müdahil olmalı, hatta insanlar İtalya’yı boykot etmeli ve İtalya’ya gitmemeli.’’ şeklinde bi cevap veriyor.

Bunun üzerine İtalyan avukatlardan birisi: Amerikan medyasının bize hukuk dersi vermesi beni rahatsız etti. 1308 yılında, bu mahkeme binasında Avrupa’nın ilk hukuk fakültesi vardı. 1308 yılında Amerika’da insanlar mağara duvarlarına bufalo resmi çiziyordu. Şeklinde bir açıklama yaptı.

Suçun tamamı Rudy Herman Guede’ye kalmış oldu. İtalyanlar davayı kapatmak adına Rudy ve Meredith arasındaki ilişkinin incelenmesine gerek görmediler.

Cinayetten 4 yıl sonra son kararını vermek için toplanan mahkeme Amanda ve Raffaele için beraat kararı verdi.

Halk tarafından büyük tepki alan bu karardan sonra Amanda Amerika’ya döndü. Raffaele ise İtalya’da kaldı. Adeta bir star gibi karşılanan Amanda için hayat çok farklı bir hale gelmişti. Aynı durum Rafaele için de geçerliydi tabii ki.

Hatta bu şan ve şöhreti nasıl kullanacakları dahi konuşulmaya başlanmıştı. Ancak cinayetten 6 yıl sonra bir mahkeme Amanda ve Rafaele’nin beraat kararını reddedip ikiliyi tekrar suçlu bulurlar. Dolaylı kanıtlara dayandırılan bu karar İtalya’da temyize götürülür. 

Cinayetten 8 yıl sonra nihai kararın verilebilmesi için toplanan mahkemede tekrar beraat kararı çıkar. O sırada Amerika’da bulunan Amanda ve İtalya’da bulunan Rafaele artık tamamen özgürdürler.

Kimsenin asla yaşamak istemeyeceği bir olay yaşayan Meredith’in ailesi karar karşısında bir kez daha yıkılır.

Uzun zamandır yazmak istediğim bu yazıda olabildiğince net ve tarafsız olmaya çalıştım. Kimin suçlu, kimin suçsuz olduğundan çok yaşanan bu üzücü olay benim de bu işlere başladığım ilk zamanlara denk gelmişti. Tabii yıllarca takip ettik ve sonunda bir karar açıklandı. 

YAZARIN NOTU

Amanda’nın başından geçenleri anlattığı Amanda Knox and Justice in the Age of Judgment adlı kitap için 4 Milyon Dolar aldığını belirtelim. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İtalya’nın Amanda’ya 18.400 Euro tazminat ödemesi yönünde bir karar çıkarttı. 

2007-2014 yılları arasında yürütülen Hayat Boyu Öğrenme Programı kapsamındaki Erasmus programı bugünlerde Erasmus+ Yükseköğretim Programı olarak devam etmektedir.

YAZAR

Uğur HASDEMİR

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *